A ACENTESİ
                     
           
Ekonomi ve Sigorta Sektörüne
Genel Bakış

Sigorta Sektörü
Sigortacılık Prensipleri
Branşlar Hakkında Temel Bilgiler
Ekonomiye Genel Bakış
   


 
EYK Sigorta'daki gelişmelerden haberdar olmak için,
lütfen e-mail adresinizi bırakın.

   
SİGORTACILIK BİLGİLERİ » Ekonomiye Genel Bakış Genel Şartlar
Ekonomiye Genel Bakış
2006 yılında dünya ekonomisindeki yükseliş sürmüş, gelişmiş ülkeler %3, gelişmekte olan ülkeler ise %7 oranında büyümüştür. Dünya ticaret hacmi ise büyümesini %9 oranında tamamlamıştır.

EKONOMİYE ve SİGORTA SEKTÖRÜNE GENEL BAKIŞ

DÜNYA EKONOMİSİ

2006 yılında dünya ekonomisindeki yükseliş sürmüş, gelişmiş ülkeler %3, gelişmekte olan ülkeler ise %7 oranında büyümüştür. Dünya ticaret hacmi ise büyümesini %9 oranında tamamlamıştır. Dünya GSMH oranı %5,3 olarak gerçekleşmiştir. Dünya ekonomisinin en büyük üçlüsü olan ABD, Avrupa Birliği ülkeleri ve Japonya sırasıyla, %3,4, %2,8 ve %2,7 oranlarında büyüme sağlamıştır.

Dünya ekonomisinde yaşanan canlılığa paralel olarak son dönemde artış gösteren petrol fiyatları, 2006 yılının sonlarına doğru düşme eğilimine girmiştir. 2007 yılında da bu düşüş eğiliminin sürmesi beklentisi hakimdir.

2006 yılında Avro Bölgesi’nde gözlenen GSYİH’nin reel artışı, yatırımlar başta olmak üzere iç talepteki büyümeden kaynaklanmıştır. Bu büyümenin görüldüğü başlıca ülkeler Almanya, Fransa ve İspanya’dır. Gelişmekte olan ülkeler grubunda özellikle Çin ve Hindistan’daki yüksek büyüme hızı dikkat çekicidir. Temel ürün ve metal fiyatlarındaki yüksek oranlı artışlar kalkınmakta olan tüm ülkelerin hızlı büyümesini sağlamıştır.

AB’ye yeni katılan Orta ve Doğu Avrupa ülkelerindeki büyüme, krediler ve sermaye girişi kaynaklı iç talepten dolayı yüksek oranlar sergilemiştir. Bağımsız Devletler Topluluğu’na üye ülkelerde de canlı büyüme ve olumlu gelişmeler görülmektedir. Ortadoğu ülkelerinde ise petrol gelirleri, 2006 yılının ilk yarısından itibaren yükselişe geçmiş ve bu ülkeler de cari fazla vermişlerdir.

Dünya ekonomisinde söz sahibi ekonomiler arasında talep dengesi kurulursa büyüme önümüzdeki yıllarda da devam edecektir. Başta Çin olmak üzere büyüyen ekonomilerde hızlı yükselişin devam edeceği, bazı gelişmiş ülkelerde ise yatırımların hızlı artacağı beklenmektedir.

TÜRKİYE EKONOMİSİ

Türkiye ekonomisi 2002-2005 yılları arasında yılda ortalama %7-8 oranında büyümüştür. 2006 ortalarında tüm dünyada yer yer yaşanan dalgalanmalara karşın yükseliş trendini sürdüren ekonominin yılsonunu %5-6 dolaylarında büyüme ile kapatacağı tahmin edilmektedir. 2006 yılının ilk üç çeyreğinde 290 milyar dolara ulaşan toplam Gayri Safi Milli Hasıla’nın son çeyrekle birlikte 390 milyar dolara ulaşması ve bu sonuçlara göre, kişi başına milli gelirin de 5 bin 342 dolar ile rekor kırması beklenmektedir.

2006 yıl sonunda Türkiye’nin ihracatı tarihi bir zirve yapmış %15,9 artarak 85.142 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. İthalat ise

 

%17,3 artış oranı ile 137.032 milyon dolardır. 2005 Ocak-Aralık döneminde 43.298 milyon dolar olan dış ticaret açığı, 2006 yılı Ocak-Aralık döneminde %19,8 oranında artarak 51.891 milyon dolara yükselmiştir. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2005 Aralık ayında %62 iken, 2006 Aralık ayında %73,3 olarak gerçekleşmiştir.

Üzerinde önemle durulan fiyat istikrarının sağlanması konusunda da önemli başarı elde edilmiştir. 2001 yılsonunda %68,5 olan enflasyon 2006 yılsonunda tek haneli rakamlara düşerek % 9,65 oranında gerçekleşmiştir.

Makroekonomik göstergeler açısından, kamu açıklarının ve borç yükünün düşmesi önem arz eden bir diğer etken olmuştur. 2006 yılında faiz dışı fazlanın GSMH’ye oranının, hedeflenen %6,5 oranının da üzerinde çıkması beklenmektedir.

Yüksek faiz dışı fazla ve risk priminin azalması dolayısıyla faiz oranları gerileyerek, faiz harcamalarının bütçe içindeki payı ve milli gelire oranı büyük oranda azalmıştır. 2006 yılında kamu kesimi faiz ödemesinin GSMH’ye oranının %9 dolayında gerçekleşeceği düşünülmektedir.

Bu olumlu gelişmeler ve istikrar nedeni ile borç yükünde önemli oranda gerileme sağlanmıştır. 2001 yılında %90,4 olan kamu borç stokunun 2006 yılsonunda yaklaşık %50 civarında gerçekleşeceği beklentisi hakimdir. 2006 yılında, beklentilerin üzerinde verim sağlanan borçlanma dışı kaynakların da etkinliği ile Hazine nakit rezervinde bir önceki yıla göre önemli oranda artış sağlanmıştır.

Gerek Dünya Bankası gerekse Uluslararası Para Fonu ile ilişkiler ülke çıkarlarına öncelik tanıyan ilkeler esasında yürütülmektedir. 2002 yılında başlayan makroekonomik reformlar ve devamındaki istikrar süreci ile güçlü bir performansa sahip olan Türkiye ekonomisi, 184 üye ülkeli IMF nezdinde Kore, Meksika ve Çin ile birlikte kota artışı sağlanan dört ekonomiden biridir. Ayrıca 2009 yılı IMF-Dünya Bankası yıllık toplantılarının da ülkemizde yapılacak olması artan etkinliğimizin ifadesi olmuştur.

Türkiye, özellikle son yıllarda, ekonomik ve siyasi alanda istikrarlı ilerlemesi ve sahip olduğu potansiyeller açısından yabancı yatırımcıların ilgisini çekmektedir. 2006 yılında, yatırımcıları ilgilendiren tüm konularda çok kapsamlı bir içeriğe sahip “Türkiye Yatırım Portali” Hazine Müsteşarlığı tarafından kullanıma açılmıştır.

Ayrıca 1984 yılında başlayan ve 1986 yılında hız kazanan özelleştirme uygulamalarının bugüne kadarki toplam tutarı 25.778 milyon dolardır. Bu tutarın 8.222 milyon doları 2005 yılında, 8.093 milyon doları ise 2006 yılında sağlanmıştır.